“GETAT ‘Alternatif Tedavi’ Yanlışına Düşmeden Uygulanmalı”..

Dünya Sağlık Örgütü, (DSÖ), COVID-19’a karşı Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarına karşı olmadığını ve GETAT uygulamalarının tamamlayıcı tedavide faydalarının bilindiğini açıkladı.

DSÖ’nün Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp uygulamalarının koronavirüsle mücadelede kullanılmasına karşı olmadığını açıklamasının anlam ve önemi konusunda İnönü Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp  Uygulamaları Merkez Müdürü Prof. Dr. Hakan Parlakpınar konuştu.

Aynı zamanda İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji ABD Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, Dünya Sağlık Örgütü’nün, koronavirüs salgınına karşı yürütülen mücadelede, GETAT uygulamalarına karşı olmadığını ve GETAT kapsamındaki uygulamaların COVID-19 tedavisi bağlamında tamamlayıcı tedavide faydalarının bilindiğine ilişkin açıklamasını, DSÖ’nün üstlendiği misyonun bir gereği olarak, doğru bulduğunu söyledi.

DSÖ’nün, söz konusu açıklamasında, COVİD-19 için, “Yeni terapiler geliştirmek için ülkeler ve araştırmacılarla işbirliği yapma konusunda her fırsatı memnuniyetle karşılamaktadır, etkili ve güvenli tedaviler için bu tür işbirliklerini cesaretlendirmektedir” ifadelerini kullandığını da belirten Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, DSÖ’nün GETAT tanımının Sağlık Bakanlığı tarafından da paylaşıldığını hatırlattı.

GETAT’ın DSÖ ve Sağlık Bakanlığı’nca kabul edilen ortak tanımı

Prof. Dr. Parlakpınar her iki kurumun GETAT tanımını şöyle aktardı:

“Geleneksel ve tamamlayıcı tıp, fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı, izahı yapılabilen veya yapılamayan bilgi, beceri ve uygulamaların bütünüdür. Batı tıbbını destekleyici ve tamamlayıcı yöntemlerdir”.

GETAT uygulamalarının Türkiye ve bu kapsamdaki güncel durumuna ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, koronavirüs salgını sürecinde, Türkiye’de Mart ayından itibaren Sağlık Bakanlığı’nın resmi yazısına istinaden GETAT uygulamalarının askıya alındığını söyledi.

“Gönül arzu ederdi ki, GETAT uygulamaları uygun hastalarda Bakanlık eli ile destek tedavi olarak kullanılabilsin”

Sağlık Bakanlığı’nın GETAT uygulamalarına yönelik bu kararı nedeniyle İnönü Üniversitesi Tıp Merkezi’ndeki GETAT uygulamalarına Mart ayından itibaren ara verildiğini belirten Prof. Parlakpınar, “Sonuçta ortada bir pandemi var ve süreci başarı ve titizlikle yönettiğini düşündüğüm Sağlık Bakanlığının Bilim Kurulu var. Ancak gönül arzu ederdi ki, 2014 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan GETAT uygulamaları yönetmelik ve eklerinde yer alan uygulamalardan, mesela; ozon, akupunktur, hipnoz, müzikoterapi ve bazı fitoterapötik ajanların tanımlanmış uygulamalarının uygun hastalarda ve koşullarda “tamamlayıcı ve destek tedavi”, henüz hasta olmayanlarda da “koruyucu tedavi ya da bağışıklığı güçlendirici” tedavi olarak uygulanabilirliği tartışılsın” dedi.

“GETAT Uygulamaları bağışıklığı güçlendiriyor, bu nedenle, COVID-19’da kullanılabilmesi için etik kurullara başvurulabilirdi”

İlgili yönetmelikte, GETAT uygulamalarının bağışıklık sistemini güçlendirici boyutuna dikkat çekildiğini, hatta “Organik bir rahatsızlığı tanımlanmayan hastalarda bağışıklık sistemini güçlendirme” gibi ibareler mevcut olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, GETAT uygulamalarının koronavirüs (COVID-19) salgınına karşı kullanılabilirliği konusunda şu hususlara dikkat çekti:

“Sağlık Bakanlığına bağlı GETAT Bilim Komisyonu var. Bu komisyon üyelerinin COVİD-19 Bilim Kurulunda temsil edilip kanıta dayalı tıp ile GETAT uygulamalarını bu kurulda tartışıp konsensüs sağlandığı taktirde ülkemizde standart uygulama protokollerinin hazırlanmasını isterdim. Çünkü 2019 yılı Mart ayında GETAT uygulamalarının klinik araştırmaları hakkında da yönetmelik yayımlanmış olup üniversitemizin de dahil olduğu bazı üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde GETAT etik kurulları kurulmuştu. Dolayısı ile standart protokoller çerçevesinde hastalara uygulanması düşünülen işlemler için ihtiyaç olduğunda etik kurullara başvuru yapılabilirdi diye düşünüyorum. Sağlık Bakanlığının son 3-4 yıldır sertifikalandırdığı binlerce GETAT uygulayıcısı hekim ve bu uygulamaları yapabilecek alt yapı ve ekipmana sahip ülke genelinde üniversite, eğitim ve araştırma hastaneleri, özel hastaneler ve poliklinikler bulunmaktadır”.

“Çin ve İtalya COVID-19’la mücadelesinde GETAT uygulamalarını kullandığını açıkladı”

Çin ve İtalya başta olmak üzere bu enfeksiyonla mücadele eden diğer ülkelerde bazı GETAT uygulamalarının yapıldığını hem yayınlardan hem de yapılan açıklamalardan da bildiklerini söyleyen Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, sürecin hassasiyeti nedeniyle Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun talimatlarına tam olarak uyduklarını, bu nedenle bireysel bir söylem geliştirmelerinin doğru olmayacağına dikkat çekti.

Bireysel söylemlerin, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun hassasiyetle yürüttüğü çalışmaların gücünü kıracağını ve çok başlılığa yol açacağını düşündüklerini söyleyen Parlakpınar, “O yüzden şu ana kadar bizler de hep bilim komisyonunun kararlarına saygılı olduk ve bize soranlara da bu kararlara uymak gerektiğini söyledik. Bu nedenle hastanemizdeki GETAT merkezimizi de Sağlık Bakanlığından ne zaman müsaade gelirse o zaman açmayı planlıyoruz. Fakat Çin ve İtalya başta olmak üzere bu enfeksiyonla mücadele eden diğer ülkelerde bazı GETAT uygulamalarının yapıldığını hem yayınlardan hem de yapılan açıklamalardan da biliyoruz” diye konuştu.

İnönü Üniversitesi GETAT Uygulamaları Merkez MüdürüProf. Dr. Hakan Parlakpınar, sonuç olarak, DSÖ’nün, GETAT’ın koronavirüs hastalarının tedavisinde oynayabileceği role dikkat çeken açıklamasının, DSÖ’nün üstlendiği misyonun gereği olarak doğru bulduğunu söyledi.

“GETAT Uygulamaları “tamamlayıcı ve destek tedavileri” ekseninden sapmadan “alternatif tedavi” yanlışına düşmeden uygulanmalıdır”

Prof. Hakan Parlakpınar, “Ülkemizde de GETAT uygulamalarının ilgili bilimsel platformlarda kanıta dayalı tıp mantığı ile ele alınıp “tamamlayıcı ve destek tedavileri” ekseninden sapmadan “alternatif tedavi” yanlışına düşmeden bakanlık tarafından oluşturulacak standart protokoller kapsamında uygun hastaya, uygun koşullarda ve yetkili uygulayıcılar tarafından ilgili etik kurul izin sonrası uygulanabileceğini ve bu açıklamaların da yine bakanlık tarafından yapılması gerektiğine inanıyorum” dedi.

Vatandaşlara önemli uyarılar

Koronavirüse karşı korunma ve önleyici davranış modelleri konusunda vatandaşları uyaran Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, özellikle bitkisel ürünler ve takviye gıdaların hekim reçetesi olmadan kullanılmasını önermediğinin altını çizdi.

Prof. Dr. Hakan Parlakpınar vatandaşlara şu uyarılarda bulundu:

“Vatandaşlarımıza da ısrarla Sağlık Bakanlığı Bilim Komisyonu’nun tavsiyelerine dikkatle uymalarını, mümkün mertebe evde kalmalarını, dışarı çıkacaklarsa maske takıp fiziksel mesafeyi korumalarını, el yıkamaya çok dikkat etmelerini, düzenli ve dengeli beslenmelerini, evde de olsa fiziksel aktivite de bulunmalarını, gece çok geç saatte yatmamalarını ve pozitif düşünüp morallerini yüksek tutmalarını öneriyorum. Özellikle şu bitkisel ürünü ya da şu takviye gıdayı şu vitamini alıp kullanın gibi genelleme ile bireysel söylemde bulunmak istemediğim gibi halkımızın da bunları hekim reçetesi olmadan kullanmalarını önermiyorum.”

Güler HAZAR, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com